Şub 05 2008

Mığrı avı

Kategori: deniz

MIĞRI BALIĞININ AVCILIĞI

MIĞRI

Mığrı balığı diğer deniz yılanları familyasıyla yakından akrabadır. Ülkemizdeki ismi mığrı olup, birçok dünya ülkesinde Conger Conger olarak tanımlanır. Bazı ülkelerde ise Conger eel ve Congrea olarak bilinir. Bu balık su içinde saldırgan olmamakla beraber, aksine çok uysaldır. Denizlerimizde genellikle Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde sıkça görülür. Bedeni uzun ve silindir şeklindedir. Büyük yuvarlak gözleri varıdır. Derisi kaygandır ve üzeri küçük pullarla örtülüdür. Karın kısmı kirli beyaz olup, derisi kahverengi gibidir ve karın bölgesine doğru grileşen bir renk almıştır. Kuyruk ve sırt yüzgeci birleşiktir. Genelde denizde canlı veya ölü (leş) balıklarla beslenir, kalamarı çok sever. Derin sularda yaşarlar ancak beslenmeye ihtiyaç duyduğunda (genelde aç kaldığında) kıyı bölgelere gelip kendine bir ziyafet arar. Mercan kayalıklarının arasında müren balığı gibi kendini gizler ve sadece kafasıyla etrafı gözler. Tabii ki beslenmek için yuvasını zaman zaman terk eder. Bu balığın boyları 3.5 metre uzunluğa kadar ulaşmaktadır. Mığrı balığı okyanuslarda 50–60 kiloya varan ağırlıklara ulaşır. Ağcılıkla açık denizde yapılan avlarda ortalama 20 ila 30 kiloya kadar, kıyıdan avlarda ise ortalama 1 kilodan 10 kiloya varan ağırlıklarda yakalandığı görülmüştür. Mığrı balığının avcılığı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayının sonuna kadar verimli şekilde yapılabilmektedir. Sayıları diğer balıklara göre oldukça az olduğu için, ülkemizde ve dünyada ekonomik değeri yoktur. Şimdi bu balığın nasıl avlandığına bakalım.

NASIL AVLANIR?

YASAL AVLANMA LİMİTLERİ

Amatör (Sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 1/2 Numaralı Tebliğ’e göre:

Mığrı için yasal avlanma boyutu yoktur. Günlük en fazla 5 kg. avı yapılabilir.

Mığrı balığının avcılığı için, müren balığında da anlattığım gibi yine sabır gerekiyor. Balığı avlamak için, öncelikle kendimize uygun bir bölge seçmeliyiz. Özellikle kumluk bölgelerden uzak olmakla beraber, daha çok, sık yosunlu ve kayalık bölgeler bölge seçimi için uygun yerler olacaktır. Ancak şimdiden bir hatırlatma yapayım, bu tür balıklar (örn. müren ve mığrı) yakalandığında, kurtulmak için misinayı birbirine dolaştırır ve olta kayalık bölgelerde olduğu için, misinayı kayalara dolaştırabilir. Bu gibi durumlarda, olta genellikle kayalara takılır ve balık ya olta ucunda ölür ya da misina size, kopmuş olarak geri gelir. Artık bu iki ihtimal biraz da sizin şansınıza kalmış. Bu balığın avcılığında sıkça kullandığımız tek iğneli, gezer kurşunlu ve 0.60 misinadan oluşan bir takımı kullanacağız. Takımın Türkiye’deki tanımı Bırakma Takımı‘dır. Aynı takım akya, levrek ve müren avında da yaygın olarak kullanılır. Şimdi oltamızı yapmaya başlayalım…

Olta takımının yapılışı :

migri_takim.gif

Olta takımını yapmaya başlamadan önce, eğer amatör balıkçılıkta yeniyseniz öncelikle Oltaların Yapılışı adlı sayfamızı ziyaret ederek, gerekli malzemeleri ve oltaların nasıl yapıldığına dair teknikleri öğrenebilirsiniz. Bu ufak hatırlatmadan sonra oltamızın yapılışına geçelim… Kasnağımızı alıyoruz ve 0.60 kalınlığındaki misinamızı kasnağımıza dolamaya başlıyoruz, ancak isteğinize göre kasnağa 0.35 ya da 0.40 misina dolayıp, bedeni 0.60 ya da çelik telden yapabilirsiniz. Her iki seçenek de uygundur, ancak tavsiyem doğrudan 0.60 kullanmanızdır. Çünkü yukarıdaki anlatımımda da belirttiğim gibi mığrı balığı yakalandıktan sonra kendini kurtarmak için kayalara dolanıp durur. Misina da tabii ki bu aşamada yavaş yavaş, sürtüne sürtüne, bir süre sonra kopma aşamasına gelir. Bu nedenle 0.60 misina bizim için en uygun seçimdir. Misinamızı doladıktan sonra gezer kurşunumuzu takıyoruz. 50 ya da 60 gr gezer kurşunlar, hem denizde akıntı ve dalgaya karşı direniş göstermekte, hem de oltayı uzağa atmakta uygun olmaktadır. Kurşunu taktıktan sonra ucuna orta büyüklükte klipssiz düz fırdöndü bağlıyoruz. Balıkçılıkta düğüm her şeyden önemlidir, bu yüzden balık avında yaygın olarak kullanılan düğümleri Düğümler sayfamızdan öğrenebilirsiniz. Fırdöndüyü bağladıktan sonra geldik en önemli kısma, yani bedene. Beden yine 0.60 misinadan oluşabilir, ancak isteğe göre çelik telde bağlayabilirsiniz. Bu balığın avında çelik tel kullanmamıza gerek yok ancak daha önceden böyle çelik tel ile hazır bir takımınız varsa onu da kullanabilirsiniz. Bedeni 0.60 misinadan, yaklaşık olarak 50–60 cm. uzunluğunda hazırlıyoruz. Bedene hiç bir ek yapmadan, diğer boş ucuna da 1 ya da 2 numara çelik beyaz düz ya da krom iğne bağlıyoruz. Aşağıda, bu anlattığım takımın yapılmış halinin resmini görebilirsiniz…

migri_takim_ornek.gif

Yem:

Mığrının avcılığında kullanılacak en iyi yem, ölü balık ya da canlı balıktır. Ölü balıklardan en iyi tercihiniz sardalye, kalamar, uskumru, gelincik veya kefal olacaktır. Canlı balıklardan ise kefal, isparoz, karagöz, kaya balığı ya da avuç içi büyüklüğünde yengeçtir.

ölübalık Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü üzere bütün ölü balığı takarken, ilk önce iğneyi ağızdan saplayıp, çenesinin altından ya da yanından çıkardıktan sonra, karın bölgesine saplarız. Bu şekilde takılan ölü balıklar suda daha dayanıklı olup, herhangi bir balık bu yemi almaya çalıştığında dağılmayacak ve son lokmasına kadar iğnede saplı ve sağlam kalacaktır. Canlı balıklarda ise; ilk önce sırt bölgesinden iğne saplanır ve daha sonra kuyruğuna ufak bir kilit bağı yapılır. Bu bağ canlı balığın suda gezerken herhangi bir olayda iğnenin sırtından çıkmasını engeller. Diğer bir yöntem ise, sadece alt çenesinden iğnenin saplanıp, geri çıkartılmasıdır. Balık dışında, kalamar avında da yaygın olarak kullanılır, ancak pahalı ve zor bulunduğundan pek tercih edilmez.Bu kadar ayrıntı ve anlatım yeter sanırım dostlar. Yepyeni balıklar ve anlatımlarıyla tekrar görüşmek üzere. Rast gele…

Comments are closed at this time.