Şub 21 2008
Mırmır Çizgili Mercan Avı
MIRMIR BALIĞININ AVCILIĞI
Mercan ailesinden olan mırmır, çipura ve karagöz ile yakın akrabadır. Yurdumuzda; Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşamını sürdüren, kumluk mevkileri özellikle seçen, bunun yanı sıra taşlık ve yosunlu diplerde de bulunabilen ve yumuşakçalar ile beslenen bir türdür. Biyolojik yapısı Karagöz ile benzeşmektedir. Kışın soğuk zamanlarında derin ve açık suları tercih eder. Yazın ise 30cm.derinliğe kadar kıyılara yaklaşır. Bilhassa aşırı meraklı olan bu tür insanların denizden çekilmesi ile birlikte kumluk plajları mesken edinir. Amaç bütün gün hareketliliğin olduğu bölgeyi merakla gezinmek ve alt-üst olan kumluk zeminden beslenmektir. Nisan-Ağustos dönemi üreme ve yumurtlama zamanıdır. En iyi av verdiği süreç Mayıs ayı ile başlayan ve Ekim başına kadar olan dönemdir.
NASIL AVLANIR?
YASAL AVLANMA LİMİTLERİ
Amatör (Sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 1/2 Numaralı Tebliğ’e göre:
mırmır için yasal avlanma boyutu bulunmamaktadır. Günlük en fazla 5 kg. avı yapılabilir.
Mırmır balığı, benim bildiğim kadarı ile bilinen en meraklı ve ürkek balıklardandır ama bir o kadar da yüzsüz ve obur olduğunu söylemeden geçemem. Hareket eden, etmeyen, yiyebileceği büyüklükteki her şeyi inceler. Dipte gezinen bir kabuklu böcekten tutun da salına salına dolanan minik bir yosun parçasını dahi, bıkmadan usanmadan takip eder, karar vermiş ise hiç didiklemeden, tek ve ani bir hareketle yemeye çalışır. Evet doğru direk yemeye çalışır ağzında tutup da gezdirmez, sağa sola kaçırmaya çalışmaz. Ancak en ufak bir direnişle karşılaşırsa, ürkerek hemen ağzından bırakıverir. Bırakır bırakmasına da, bu sefer de direnişin kaynağına yorar balık beynini. Üç saniye sonra bu hareketini yinelemesi tabiatı gereğidir.
Bu davranışı nasıl lehimize çevirebileceğimizi bir düşünelim.
Öncelikle merak uyandıracak leziz bir yem lazım bize. Bunları tespit etmek, meradaki beslenme alışkanlığını takip etmekle, imkan yok ise bir bilene sormakla, o da olmazsa tahmin ile mümkün. Yem tercihleri, canlı kaya kurdu, canlı boru kurdu, canlı teke, midye, madya, karides ve istavrit parçaları şeklinde sıralanabilir. Merada aşırı çürükçül var ise, tavukgöğsü dahi işinizi görür. Mırmır yemde çekingenlik yapmaz, alışkın olduğu türleri tercih etse de her zaman merakına ve oburluğuna yenik düşer. Yem tercihimizi yaptıktan sonra takımın niteliklerine bakalım; Ürktüğü zaman yemi ağzından bıraktığına göre bize fazla büyük bir iğne lazım değil. 6-7 no bildiğimiz orta pala uzunluğunda siyah çapraz iğne işimizi görür. Damak açıklığı fazla olan iğneden kurtulması rahat olacaktır. Fazlasına gerek yok ama iğne kalitesinin yüksek olması sağlamlığını da etkileyeceğinden, tercih nedeni olmalıdır. Neden siyah dersek; ağız yapısı kemikli ve sert olan mırmır için nispeten daha keskin ve ince olan siyah iğneler daha uygun olacaktır. Yemin takılmasında en önemli husus ise, dipteki sürtünme hareketi yoğun olacağından, sağlam ve özenli takılmasıdır. Yemi öldürmeden, sağlam takmanın püf noktaları konusunda bu tür için sadece tekeyi örnek verebilirim. Kuyruk altından girip, baş altındaki kıkırdak dokuya saplanmalıdır. Fazla canlı kalamayacağı iddia edilse de, tekenin duyarga çıkıntıları refleks hareketini devam ettirecektir. Tekeyi sırttan takarsanız, çok kısa sürede iğneden ayrılacaktır. Kurtta ise, yarım santim kadar parçanın iğne ucunda salınır halde bırakılması yeterlidir. Gerisi komple iğneye sarılarak, pala kısmı gizlenmelidir.
Biraz da takımdan bahsedelim. Merada tahmin edilen mırmır boyutunun dayanabileceği kalınlık, yine tahmine dayanmaktadır. Ancak 0,25 i ben ideal görüyorum, köstek kalınlığı ise 0.18 ideal sayılır, imkanınız var ise kum rengi misina kullanmanızı, yok ise şeffaf ve esnek misina kullanmanızı öneririm. İlk ve son köstek bağından sonra kasa düğümlerini (fırdöndü ve kurşunun takılacağı yuvarlak halkaların oluşturulduğu yer ve düğümü) köstek düğümünden en az
Hadi bakalım oltayı attık, şimdi sıra beklemede. Mırmır yakalandığında kendini iki türlü hissettirir; ya inanılmaz biçimde vuruş yapar, kamışı olduğu yerden zıplatır ya da hiçbir tepki vermez. İkisinin arasını, yani yemi didiklediğinii hiç görmedim. Vuruş kısmından bahsetmeye gerek yok; oltanız
Mırmır oltasına örnek için, aşağıdaki çizimden faydalanabilirsiniz.
